"Adını söylediğimde dönüp bakmıyor", "oyuncaklarını hep aynı sırayla diziyor", "iki yaşına geldi ama hâlâ tek kelime söylemiyor." Otizm değerlendirmesi için başvuran ailelerin çoğu bu cümlelerden biriyle gelir. Bazı aileler kaygısını çocuk daha bir yaşına gelmeden fark eder, bazıları ise okul döneminde öğretmenin uyarısıyla tabloyu ilk kez duyar. Her iki durumda da yapılacak ilk şey, gözlemleri ciddiye alıp çocuğun gelişimini ayrıntılı biçimde değerlendirmektir.
Otizm spektrum bozukluğu nedir?
Otizm spektrum bozukluğu, beynin gelişim sürecinden kaynaklanan ve iki ana alanda iz bırakan bir durumdur: başkalarıyla iletişim kurup karşılıklı ilişki sürdürme biçimi ile dar, yinelenen ilgi ve davranışlar. Adındaki "spektrum", görünümün bir çocuktan ötekine ne kadar değişebildiğini hatırlatır. Hiç konuşmayan ve yemek, giyinme gibi işlerde yakın yardıma gereksinim duyan küçük bir çocuk ile sözcük dağarcığı geniş olduğu hâlde arkadaş edinemeyen bir lise öğrencisi aynı başlığın altında olabilir.
Otizm, ailenin yetiştirme biçimiyle, soğuk annelikle ya da çocuğa yeterince ilgi gösterilmemesiyle açıklanmaz. Güçlü bir genetik bileşeni olduğu bilinmektedir. Aşılarla ilişkilendirilmesi ise bilimsel çalışmalarla desteklenmemiştir.
Erken dönemde dikkat çeken işaretler
Bu işaretlerden birini görmek tek başına bir şey söylemez; birkaçı bir arada ve süreklilik gösteriyorsa bir uzmana danışmak gerekir.
- On iki aya kadar adına tepki vermeme, göz temasının az olması
- Göstermek istediği bir şeyi parmağıyla işaret etmeme
- Bir buçuk yaş civarında hâlâ hiç sözcük olmaması, iki yaşında anlamlı iki sözcüğü yan yana getirememe
- Söylemeye başladığı sözcükleri ya da el sallama gibi becerileri zamanla bırakması
- Arabayı sürmek yerine tekerleğini çevirmek, oyuncakları yalnızca yan yana dizmek
- Elektrikli süpürge sesine kulak kapatmak, belli kumaşları giymeyi reddetmek ya da acıya şaşırtıcı ölçüde kayıtsız kalmak
- Okul yolu değişince büyük bir sarsıntı yaşamak, trenler ya da harfler gibi tek bir konuya olağanüstü ilgi
Değerlendirme süreci nasıl işler?
Otizm tanısı tek bir muayenede, tek bir test sonucuna bakılarak konmaz. Değerlendirme birkaç parçadan oluşur ve gerektiğinde birkaç görüşmeye yayılır.
Gelişim öyküsü
Anne karnından başlayarak ilk adımların, ilk sözcüklerin ve ilk oyunların zamanlaması tek tek konuşulur. Çocuğun ne zaman yürüdüğü, ilk kelimelerini ne zaman söylediği, bebeklikte göz teması ve gülümseme gibi sosyal tepkileri gözden geçirilir. Bu aşamada ailenin elindeki eski videolar ve fotoğraflar oldukça değerlidir.
Doğrudan gözlem
Çocuk muayene odasında oyun içinde gözlenir. Ortak dikkat, yani bir nesneye birlikte bakma ve ilgisini paylaşma becerisi, taklit, hayali oyun, iletişim başlatma ve sürdürme biçimi incelenir. Gerekli durumlarda yapılandırılmış gözlem araçları ve gelişim testleri kullanılır.
Ayırıcı tanı
İşitme kaybı, dil gelişim bozukluğu, zihinsel yetersizlik, yoğun kaygı ya da bağlanma sorunları bazı açılardan otizme benzeyebilir. Bu yüzden işitme taraması istenebilir, gerekirse çocuk nörolojisi ve tıbbi genetik bölümlerinin görüşü alınır.
Tanıdan sonra neler yapılır?
Tanı, ailenin çocuğunu daha iyi anlaması ve doğru desteğe ulaşması için bir başlangıç noktasıdır. Bu aşamada aileye yalnızca tanı adı söylenmez; çocuğun güçlü yanları, ihtiyaç duyduğu destek alanları ve atılacak adımlar ayrıntılı olarak anlatılır.
- Özel eğitim: Otizmde en etkili destek, erken başlanan ve yoğun sürdürülen yapılandırılmış eğitimdir. Rehberlik ve Araştırma Merkezi süreci ve eğitim raporu hakkında aileye bilgi verilir.
- Dil ve iletişim desteği: Konuşma ve iletişim becerileri için dil ve konuşma terapistiyle çalışmak önemlidir.
- Aile rehberliği: Ev içinde iletişimi destekleyen oyunlar, rutin oluşturma ve öfke nöbetleriyle baş etme konusunda ebeveynlere yol gösterilir.
- Eşlik eden sorunların tedavisi: Uyku güçlüğü, yoğun huzursuzluk, kendine zarar verme, dikkat güçlüğü ya da kaygı gibi eşlik eden sorunlar ayrıca değerlendirilir. İlaç tedavisi otizmin kendisini değil, bu eşlik eden sorunları hedefler.
Okul çağında ve ergenlikte otizm
Bazı çocuklarda tablo daha hafif seyreder ve ancak okulda sosyal beklentiler arttığında belirginleşir. Bu çocuklar genellikle dil açısından gelişmiştir, belirli konularda çok derin bilgi sahibi olabilirler; ancak arkadaşlık kurmakta, şakaları ve dolaylı anlatımları anlamakta, grup çalışmalarında zorlanırlar. Ergenlikte yalnızlık hissi, kaygı ve depresyon eklenebilir. Bu dönemde yapılan değerlendirme, gencin kendini anlamasına ve okulda gerekli düzenlemelerin yapılmasına katkı sağlar.
Aileler için kısa öneriler
- Çocuğunuzun tutkuyla ilgilendiği konuyu ona ulaşmak için bir kapı gibi kullanın.
- Gün içindeki değişiklikleri önceden ve görsel olarak anlatın.
- Kısa ve somut konuşun; aynı anda birden fazla istek sıralamayın.
- Kardeşlerin de bu süreçte sorularını sorabileceği bir alan yaratın.
- Kendi yorgunluğunuzu ve ihtiyaçlarınızı ihmal etmeyin; destek almak da sürecin parçasıdır.
Tanı haberini aldıktan sonraki ilk haftalar
Otizm tanısını duymak çoğu aile için sarsıcıdır. Bazı ebeveynler yıllardır hissettikleri bir şeyin adının konmasıyla rahatlar, bazıları ise yoğun bir yas ve suçluluk duygusu yaşar. Bu duyguların hepsi olağandır. İlk haftalarda bütün işleri birden yetiştirmeye uğraşmak yerine üç dört öncelikli adım seçmek daha işlevseldir: eğitim raporu sürecini başlatmak, uygun bir özel eğitim programı bulmak ve evde çocukla iletişimi destekleyen küçük oyunları günlük düzene eklemek. İnternette karşılaşılan, kesin iyileşme vaat eden diyet, takviye ya da yöntemlere karşı dikkatli olmak gerekir; bilimsel dayanağı olmayan uygulamalar hem zaman hem de umut kaybına yol açabilir. Aklınıza takılan her yeni bilgiyi izlem görüşmesine getirip birlikte değerlendirmek en güvenli yoldur.
Otizm tanısı kaç yaşında konabilir?
Belirgin vakalarda tanı on sekiz ila yirmi dört ay civarında güvenilir biçimde konabilir. Daha hafif seyreden tablolar ise okul çağında ya da ergenlikte fark edilebilir; tanı için geç sayılan bir yaş yoktur.
Konuşma gecikmesi olan her çocukta otizm mi düşünülür?
Hayır. Konuşma gecikmesinin işitme sorunu ya da dil gelişim bozukluğu gibi farklı nedenleri olabilir. Otizmde konuşma gecikmesine sosyal iletişim farklılıkları ve tekrarlayıcı davranışlar da eşlik eder; ayrım ayrıntılı değerlendirmeyle yapılır.
Otizmde ilaç kullanılır mı?
Otizmin çekirdeğindeki iletişim ve ilgi farklılıklarını gideren bir ilaç bulunmuyor. İlaçlar uyku sorunu, yoğun huzursuzluk, saldırganlık ya da dikkat güçlüğü gibi eşlik eden sorunlarda, eğitim desteğine ek olarak kullanılabilir.



